Gençken çok aptaldım aşka inanmazdım. Otuzlu yaşlarımın ortasında ise delirmişcesine yaşıyorum bu duyguyu. Uzaktan, kokusunu alamadan, boynuna sarılamadan, gözlerinde kaybolamadan sadece seviyorum. Ne kadar uzakta olursa olsun, yüreğim hala onun için çarpıyor.
Bir varmış bir yokmuş ile başlayan tüm masalların aksine bugün bir yarım kalmışlıkla sonlanan. Sonu ne Leyla ile Mecnun ne de Romeo ve Juliet gibi. Masal olmak için fazla gerçek ama gerçek olamayacak kadar eşsiz duyguların yaşandığı bir hikaye bu benim için… Çoğu kişinin yaşadığı, yaşayacağı, dünyanın dönmesinin belki bir belki de tek nedeni. Aşk…