İmkansızı istemek

Duygularımdan, düşüncelerimden, düşlerimden, özlemlerimden süzülmüş yaşantı birikimleri olarak, küçük küçücük bir şiir denemesi… Bir gülüşün bir de o sarılmalar İstemesem bile her zaman aklımdalar Layık değil miydik bizde mutluluğa Gel desem yürür müsün benimle sonsuzluğa Ellerimiz birleşse, kaplerimiz birleşse bir olsak Mutluluğu da mutsuzluğu da berber yaşasak… Şiir, konuşma ile susmayı bir araya getirmektedir. Thomas“İmkansızı istemek” yazısının devamını oku

Duygusal İnsan

Duygusal insanlar yaşadığımız materyal ve mantık çerçevesinde düzenlenmiş toplumda her zaman eleştirilirler. Duygusal hah! Bu sanki bir zayıflık ya da bir hastalıkmış gibi davranıldığından duygusallar zamanla duygularını saklar hale gelir. Oysa bu duygusal bir insan için kendini hasta etmekle eşdeğerdir. O nedenle eğer duygusal bir insansanız bunu kendinize yapmayın ve duygularınızı sonuna kadar yaşamaktan kaçmayın. “Duygusal İnsan” yazısının devamını oku

Duygusal Zeka

Bu kavram ilk olarak 1989 yılında John Mayer ve Peter Salovey’in birlikte yayınladıkları bir makalede yer almıştır. Her ne kadar içinde duygu kelimesini barındırsada duygu kelimesinden yola çıkarak duygusal olmak anlamıyla eşdeğer tutmak çok doğru olmayacaktır. Kişinin hem kendi duygularının hem de karşısındaki kişilerin duygularının farkında olması, onları anlaması, tanımlaması duygularını yönetmesi ve onlardan gerek“Duygusal Zeka” yazısının devamını oku

Çay mı, kahve mi?

Çay insanı mısınız yoksa kahve insanı mı? Yok ya ben ikisinide içerim farketmez diyenlerden misiniz? Araştırmalara göre çay ve kahve her ikiside yararlı içecekler sınıfına giriyor. Tabi ki bu iki sihirli içeceğin de fazla miktarda tüketilmesi beraberinde riskleri de getiriyor. Çay ve kahveyi fazla tüketmek damar sertliği, mide problemleri, dolaşım ve sindirim bozukluğuna sebep olabilir.“Çay mı, kahve mi?” yazısının devamını oku

Kaş

Tüm yılın yorgunluğunun atıldığı an genellikle yaz tatilidir. Bir çoğumuz tüm yıl boyunca bu anı bekleriz. Şanslıyız ki ege ve güney sahillerimiz bunun için biçilmiş kaftan. Ülkemizde yaz tatili için en güzel seçeneklerden biri de Antalya’nın Kaş ilçesi. Bundan tam bir sene öncesine kadar Kaş ile alakalı kafamda doğru dürüst bir fikir oluşmamıştı. Gittikten sonraki“Kaş” yazısının devamını oku

Üç dilek hakkı

Çocukken çizgi filmini herhalde en severek izlediğim masal Alaaddin’in Sihirli Lambasıydı. Masalın özeti şu şekilde; Alaaddin annesi ile birlikte yaşayan ve maddi zorluklar çeken bir çocuktur. Bir gün bir Lamba bulur ve bu lambayı incelerken birden içinden bir Cin çıkar ve Alaaddin’den üç dilek dilemesini ister. Cin Alaaddin’e bu dileklerin hepsini gerçekleştireceğini söyler. Bu Cin“Üç dilek hakkı” yazısının devamını oku

Unutmak

Her gece uykularını bölendir ve her sabah uyandığında ilk akla gelendir, en çok unutmak istediğin. Az unutup çok hatırlayan delirir, derler Hiç unutmayıp hep hatırlatan delirtir, derler Sanırım ben ya deliriyorum ya da delirtiyorum… Bazı kişiler için ki buna bende dahilim imkansız olan meziyet… Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne“Unutmak” yazısının devamını oku

Sevilmemek

Bir insanın başına gelebilecek en kötü olaylardan biridir. Çoğu insanın içinde olduğu fakat farkında olmadığı durumdur. Aşılamayan karanlık, uçsuz bucaksız, sonsuz bir duvardır. Edilgen olduğunuz bir durumdur, yani elimizde değildir. Sende sevmiyorsan bu durum çokta rahatsız etmez ama sevdiğin halde sevilmiyorsan o zaman çok can yakar. Arabada giderken açılan bir şarkı bile seni bitirmeye yeter“Sevilmemek” yazısının devamını oku

Söz Vermek

Ağızdan bir kere çıkınca, kişinin niyetini ve karakterini gösteren önemli bir sorumluluktur. Söz vermekle söze bağlanır ve onun çekim alanına gireriz, bilerek ve isteyerek kendimizi bu söz ile yükümlü kılarız. Bu sebeple söz veren kişi bu eylemiyle sözüne bağlandığını yani ona kayıtsız kalmayacağını beyan etmiş olur. Bu beyan âdeta resmî bir evrak ya da imza“Söz Vermek” yazısının devamını oku

Kıbrıs

Kıbrıs, Birleşik Krallık kolonisi iken 1960 yılında bağımsızlığını kazandı. 1974’te milliyetçi rumların Kıbrıs’ı Yunanistan’a dahil etme isteğiyle darbe yapması sonucunda, Türkiye adaya asker indirdi. Bu durum Kıbrıs Türklerinin adada politik bir düzen oturtmasına neden oldu. 1983 yılında Türkiye’nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımasından itibaren Kıbrıs bizim için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmuştur. Bazılarımız için sadece“Kıbrıs” yazısının devamını oku

Platonik aşk

İlk gördüğün an nefesin kesilir. Ne yapacağını şaşırırsın. Elin ayağın birbirine dolanır. Bir anda kendini tanıyamazsın, kendine yabancı birine dönüşürsün. Zihnin çalışamaz hale gelir. Aklının her köşesinde onun hayalleri vardır. Eğer biraz şanslıysan görüşmeye başlarsın. Her gün onunda seni, senin onu gördüğün gibi görmesi için çabalarsın. Yanında geçirdiğin her saniyeye şükür edersin. Elinden tutmaya bile“Platonik aşk” yazısının devamını oku

Hayalimdeki ev

En başında hakkında kısmında da yazdığım gibi bu blogu farklı bir amaçla kurgulamıştım ve sonrasında blog benim günlük olarak yazdığım yazıları paylaştığım çevrimiçi bir içerik sayfasına dönüştü. Daha önceden bu şekilde içerik üretmediğim için bu işin bu kadar zor olabileceğini farketmemiştim. İşin açıkçası konu bulmak ve üzerine yazmak gerçekten zor işmiş. Merak etmeyin henüz pes“Hayalimdeki ev” yazısının devamını oku