Ne güzel yağıyorsun. Sen yere düştükçe kor olmuş içim soğuyor. Ne kadar daha yağarsın? Seviyorum ben senin serinliğini. Yağ hiç durma! Belki o zaman biraz huzur bulurum. Beyazlığında kaybolmamak ne mümkün. Şimdilerde sadece kayboluyorum. Halbuki çok değil, daha bir kaç sene önce sendin tek şahidim. Bulmuştum kendimi, çocukluğumu, aşkımı… Hem senin bana sözün de vardı.“Yağ ki” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
Şubat
Yine bir şubat ayındayız. Bir çok kişi için şubat ayı sadece kış aylarından biri. Kendim için konuşacak olursam, şubat ayında doğduğumdan dolayı bu ay benim için hep özel olmuştur. Ta ki 3 sene önce kız arkadaşımla ayrılışımıza kadar. Artık her şubat ayında boğazımda nefes almamı engelleyen bir düğümlenme oluyor. Tarifsiz bir durum aslında. Heykellerden daha“Şubat” yazısının devamını oku
Yolculuk
İnsan kaç yaşında olurda olsun kendini keşfi bitmiyor. Her geçen gün kendimizi biraz daha iyi tanıyoruz. Belki de yaşam denilen yolculuğun tüm amacı da budur. Kendimi en iyi, uzun ve uzak yolculuklarda tanıyabildiğimi çok geç farkettim. Kişisel aydınlanmam sonrası her imkan bulduğumda yurtdışı gezi planları yaparak her fırsatı değerlendirmeye çalıştım. Fakat ne yazık ki pandemi“Yolculuk” yazısının devamını oku
Devam
Yazmak ya da yazmamak! Son bir kaç haftadır kendimle savaş içindeyim. Bir yanım artık yazmak istemiyor fakat bir yanımda inanılmaz şekilde yazmak istiyor. Yazdığım zaman zihnimdeki düşünceleri ve aklımdan çıkaramadığım anıları daha iyi yönetebiliyorum. Aktif olarak spora başladığım zamandan itibaren daha az zihinsel birikimim olsada yazmadığım zamanlar her şey zihnimde birikiyor ve en basit gündelik“Devam” yazısının devamını oku
İnsan
İnsan, içine en derinine işlenmiş bir kişiyi nasıl unutur. Olmuyor! Yapanlar nasıl yapıyor? Ya gerçekten sevmediler ya da benim aklıma gelmeyen bilmediğim yöntemleri var. Kendi kendime telkinlerde bulunuyorum, onun olduğu tarafa bakma diyorum, düşünme diyorum hatta artık yazma diyorum ama ben çabaladıkça zihnim itiraz edercesine bana işkence etmek istercesine sabah kadar onu rüyalarıma getiriyor. Güne“İnsan” yazısının devamını oku
Kalmayacak
Şimdi bir yılgınlık halinde, keskin vazgeçişlerin arifesinde, her şeyi bir kenara bırakıp, pes etmenin o sahte dinginliğine teslim olmak üzereyim.İnanmaktan, yanılmaktan en çokta beklemekten, hak etmediğim halde kırılmaktan, elimden geleni yapsam da ellerimin boş kalmasından yorulmuş, içimdeki karanlığın daha da yayılıp beni kuşatmasana izin vermekteyim. Az kaldı gün gelecek ben kalmayacak.
2023
2023 yılına girmemize sadece bir kaç saat kaldı. Geçen sene benzer bir yazıyı yazışımın üstünden sanki sene değilde bir kaç saat geçmiş gibi. Saatleri günler, günleri haftalar, haftaları aylar, aylarıda seneler kovalarken ömrümüz tükeniyor. Yeni yıl, ömrün tükenişini insana diğer günlerden daha fazla sorgulatıyor. Sanırım bu sebeple son bir haftadır bunu düşünüyorum. Ömrüm tükeniyor ama“2023” yazısının devamını oku
Bağıra bağıra
Herkes farklı şekilde tükeniyor hayatta. Kimi doğru insani beklerken, kimi yanlış insana katlanırken. Ve herkes bir şeyin bedelini ödüyor; bazen seçimlerinin, bazen seçemediklerinin. İmkansızlıkları yaşamak mı sevmek, yoksa severken imkansız mı yaşayabilmek. Sınamaları bitmek bilmeyen hayat yoruyor. Beraber bağırarak söylediğimiz şarkıları dinlemek yoruyor. Çıkmaza götüren bekleyişler yoruyor. Özlemek yoruyor. Boş vermeye çalışıp boş verememek yoruyor.“Bağıra bağıra” yazısının devamını oku
Keşke
Hiç yaşamadıklarına bile özlem duyabilen insan. Yaşadıkları güzel anılara nasıl özlem duymaz. Şu an içimdeki özlem duygusunu kelimelerle tarif etmek imkansız. Nazım Hikmet ne güzel söylemiş. Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü bir gün, anlayana bir ömür diyerek. Kaç karanlık gece unutmaya çalıştım, kaç aydınlık sabah tekrar hatırladım artık sayamıyorum. Bir zamanlar ne kadar mutlu olduğumu“Keşke” yazısının devamını oku
Tuval
İnsan her şeye alışır diyorlar, zamanın insan için üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yok diyorlar ama insan alışmıyor, mecbur olduğuna katlanıyor ve katlanmak zorunda olmak en zoru. Tüm bu katlanmak zorunda olduklarıma karşı tek huzur sığınağım ise uykularım. Her gün daha erken yatağa gitmeme rağmen, sanki huzurum her gün daha da azalıyor. Bir umut uyanıyorum ve“Tuval” yazısının devamını oku
Yorgun
Durmaksızın çok şey anlatmak istiyorum ama yorgunum. Zihnim yorgun, bedenim yorgun, kalbim yorgun. Heveslerim yorgun, umutlarım yorgun. Yorgunum anlayacağınız. Öylesine bir yorgunluk ki oturup soluklanınca, yatıp uyuyunca geçmiyor. Tüm bu yorgunluğun içinde alnımın çatı hatta şakaklarım zonklayana kadar düşünüyorum. Neden bu yorgunluk? İnsana güç veren sevdikleri. Çok güçlüsün, dinçsin aşkın yanındaysa ama çok yorgunsun, bitapsın“Yorgun” yazısının devamını oku
Gitmeliyim
Gitmeliyim artık buralardan. Göğsümü sıkan, içimi daraltan tüm lanetleri geride bırakıp gitmeliyim. Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık. Yağmuru güzel yağan bir yerlere gitmeliyim. Gitmeliyim buralardan. Buralar artık benim değil. Parklar, restoranlar her yer anılarla dolu. Anısı olmayan bir yerlere gitmeliyim. Nasıl baş ederim bu kadar saçmalıkla? Her şeye sıfırdan başlanabilecek bir yerlere gitmeliyim. Havası“Gitmeliyim” yazısının devamını oku