İnsanın kendisine tahammül edememesi diye bir olay varmış. Sonunda yaşayarak bunu da gördüm. Cidden artık kendime tahammülüm kalmadı. Yaşamak ilerlemek, ilerlerken mutlu olmak değil midir? Bırakın ilerlemeyi, yerimde dahi saymıyorum. Geri geri gidiyorum resmen. Bu da inanılmaz mutsuz ediyor beni. Başka bir doktora gitmek başka bir umut. Bu seferde tedaviden bir sonuç çıkmazsa, bir darbe“Kilitlenmek” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
Ben
Düzenli olarak gittiğim psikiyatrım biraz önce beni arayıp, sana şimdiye kadar koyduğum teşhisler ve kullandığımız ilaçlar işe yaramadı. Şikayetçi olduğun durumları çözemedim diyerek bana kendisinin de hocası olan bir başka psikiyatr önerdi. Kendi psikiyatrım dahi benden kaçarken insanlar ne yapsın? Hepsini geçtim ben benle ne yapayım? Ben kendimden nasıl kaçarım? Nefes al, nefes ver, nefes“Ben” yazısının devamını oku
Dert Nedir?
Dert nedir? Her gün kendimize edindiğimiz sıkıntılar nedir? Günlerce göz yaşı döktüğümüz üzüntüler nedir? Hep unutuyoruz ama hayat en beklennedik anda bize bunu hatırlatmanın bir yolunu buluyor. Hayat çok kısa ve bizi hergün ölümle terbiye ediyor. Bugün ofisten bir arkadaşımızın henüz iki yaşına dahi girmemiş çocuğu hayata gözlerini yumdu. Küçücükken daha. Önünde kocaman bir hayat“Dert Nedir?” yazısının devamını oku
Umarım
Son iki senedir çok kötü günler geçirdim. Babamı kaybettim ve kız arkadaşımla ayrıldık. Hal böyle olunca anılar, hatıralar beni resmen içten içe tüketti, tüketmeye de devam ediyor. Bir yandan babamın kaybını kabul edemezken bir yandan kız arkadaşımı unutamıyorum. Rüyalar olmasa içimde biriken özlem duygusuyla nasıl başederim hiç bilmiyorum. Hele bazı zamanlar var ki böyle içten“Umarım” yazısının devamını oku
Yapraklar
Bu yıl Kasım ayı daha hızlı geldi sanki. Birden her yer dökülen yapraklarla doldu. Üzerlerinden 2 mevsim geçti her birinin, kimi şanslıydı, güneşe döndü yüzünü, kimi kenarda köşede kaldı, kendince sakin sakin büyüdü, yeteri kadar sararınca da döküldü. Parklar, sokaklar, yollar onlar sayesinde rengarenk, adeta sonbaharın hayatımıza dokunduğu pastel boya gibiler. İnsanın bazen dökülmüş yaprakların“Yapraklar” yazısının devamını oku
Düşünsene
Düşünsene; aynı anda aynı gökyüzüne bakmışız… Aynı buluta takılı kalmış gözlerimiz. Aynı kuşun kanat çırpışında dalıp gitmişiz. Aynı güneşin sıcaklığında ısınıp aynı rüzgarın verdiği soğuklukta üşümüş kalplerimiz… Aynı yaprağa bakıp, aynı şarkıyı mırıldanmışız… Aynı yağmurda ıslanmışız… Aynı çimlerde farklı zamanlarda ayak izlerimiz… Düşünsene…
Yorgunluk
Çok yorgunum çok. Öyle güzel bir uykuyla çözülecek türden bir yorgunluk da değil benimkisi. Gönül yorgunluğu bu. İnsanı kendinden soğutan, sözlerinden soğutan, geçmişinden soğutan, inandıklarından soğutan, kendi içine bakmana engel olup, hayaller kurduğun dünyadan koskocaman bir hiçliğe hapseten cinsten. İncinmişsin, yüzlerce cümle kuruyorsun zihninde ama susuyorsun. Sessizlik boğucu bir o kadar da yaralayıcı. Yaralarını evde“Yorgunluk” yazısının devamını oku
3 Yıl
Öğleden sonra iki sularıydı. Otoparkta beklerken telefonum çaldı. Buluşmak için anlaştığımız cafeyi bulamamış benden tarif etmemi istiyordu. Ettim. Geldi, arabasını park etti. Arabadan çıkışı, biraz ciddi biraz tebessümle yanıma gelişi hala dün gibi aklımda. Geldiği gün hafif rahatsızdı ve o gün buluşmak için ısrarcı olduğum için biraz mahçup ve bir o kadar da heyecanlıydım. Oldukça“3 Yıl” yazısının devamını oku
Ya Sabır
Ne yaparsam yapayım sanki hep yanlış yapıyorum ne yöne gidersem gideyim hep terse gidiyorum. Artık bu öylesine yorucu bir hal almaya başladı ki hayatımı yönetememeye başladım. Hayattan istifa edemiyor muyuz? Çok yoruldum artık. Şöyle dönüp baktığımda binlerce kez şükür edecek bir hayatım var belki ama inanılmaz derecede mutsuzum. Hepsinden öte beni artık içten içe çürüttüğünü“Ya Sabır” yazısının devamını oku
Pamuk İpliği
Hayatımda duyduğum en güzel sözlerden biri şu: “İnsan birini gerçekten seviyorsa ona pamuk ipliği ile bağlanmalı. Ve kalan ömrünü pamuk ipliğinin kopmamasına adamalı” İşte bu yüzden hep ilk görüşte aşk ve benzeri her şeye hiç inanmadım. Hep sevginin emekle varolabileceğine inandım. Fakat yaşadıklarım gösterdi ki ben en yanlışa inanmışım. Acı var, mutsuzluk var, dert var“Pamuk İpliği” yazısının devamını oku
Yalan
Hayatım kocaman bir yalan. Uyunca rüyalarım yalan, uyanıkken hayallerim yalan. Sevmelerim yalan. Sevilmelerim yalan. Bana uzaktan, dokunmadan sevmeyi öğreten yalan. Düşmelerim yalan. Ayağa kalkışlarım yalan. Mutluluklarım yalan. Mutsuzluklarım yalan. Aldığım nefes yalan. Atan kalbim yalan. Her şey yalan…
Aşk
Yokluktur aşk dediğin! Bir yanın hep eksik kalır geceler boyu, aldığın nefes yetişmez, sokak hayvanları gibi dışarıda üşür yüreğin. Aşk Dediğin Yokluktur! Kaybetmektir aşk! Kendini, gururunu, kimliğini bir hırsızın ellerine gönüllü bırakmaktır. Kazanma ihtimalinin çok az olduğu bir kumar oyunudur aşk. Elindeki kartlara bakmadan rest çekmektir, yaşama ve herkese. Başkasına ait küçücük bir kalbin içine“Aşk” yazısının devamını oku