The Bucket List

Jack Nicholson ve Morgan Freeman’ın birlikte oynadığı The Bucket List filmini izlediğimde sanırım daha yirmili yaşlarımın başlarındaydım. Yaşlı iki adamın hayatlarının son demlerinde bir ömür yapmak isteyip bir türlü yapamadıkları her şeyi listeleyip sonra bunları tek tek yapışlarını imrenerek izlemiştim. O günden sonra yavaş yavaş kendi listemi hazırlamaya başladım.

Sanırım şu hayatta en arzuladığım konu bir aile sahibi olmak. Fakat, bunu tek başıma gerçekleştiremeyeceğim için daha çok kendi kendime gerçekleştirebileceğim isteklerime odaklandım. Kendi The Bucket List’imin ilk sırasında aileden sonra paraşütle atlamak geliyor. Bunun içinde hala biraz zamana ihtiyacım var. Bu isteklerden sonra gelen isteğim ise; Türkiye’de kışken dünyanın herhangi bir yerinde yaz tatili yapmaktı. Aylar süren planlama sürecinden ve bekleyişten sonra neredeyse bir günlük uçuş sonrası Arjantin, Buenos Aires’e ulaştım. Ülkecek çok zor zamanlardan geçiyor oluşumuz sebebiyle burukta olsa tatilimi yapıyorum. Öylesine farklı bir coğrafyada yaşıyoruz ki bugün sahip olduğumuz her şey yarın elimizde olmayabilir. Buna canımızda dahil! Yarınımızın ne olacağını bilemediğimiz bu dünyada her şeye hazırlıklı olmalı ve her günümüzü dolu dolu geçirmeliyiz diye düşünüyorum.

Bugün 38 derecelik sıcağıyla bana gölgeleri kovalatan Buenos Aires’te, hala kalbim bu felaketi yaşayanlarla. Yaşamaya ve yaşama sarılmaya devam!

Yorum bırakın