İnsan her şeye alışır diyorlar, zamanın insan için üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yok diyorlar ama insan alışmıyor, mecbur olduğuna katlanıyor ve katlanmak zorunda olmak en zoru. Tüm bu katlanmak zorunda olduklarıma karşı tek huzur sığınağım ise uykularım. Her gün daha erken yatağa gitmeme rağmen, sanki huzurum her gün daha da azalıyor. Bir umut uyanıyorum ve diyorum ki; her sabah insana lütfedilmiş bembeyaz bir tuvaldir. Fakat, yaklaşık son üç senedir benim tuvalimde hiçbir değişiklik yok. Sanki ömürde bir kerelik olan sevme, mutlu olma, gelecek adına umut taşıma haklarımı bir kişide kullanmış ve tüm tuvallerimi onun portreleriyle doldurmuş gibiyim. İçimde freni patlamış özlemi dizginlemeye çalışmaktan ve hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilmekten tükendim. Bitmek bilmeyen tükenmişliğe selam olsun…