En kötüsü

İnsan ancak ait olduğu yeri bulunca fırtınalar diniyor, savaşlar bitiyor. Bu sebeple, olabildiğince uzaklara gitmek istiyorum, ruhuma işleyen yaralardan, yüreğimdeki çığlıklardan. Sonra bir bakıyorum yol mu yordu yoksa, yol mu uzadı bilemeden, varamıyorum bir türlü istediğim yere. Bir şarkı çalıyor, dalıp gidiyorum. Bir bakmışım önce çayım soğumuş, sonrasında umutlarım. Arafta kaldı her yerim. Ne eskisi gibi olabiliyorum ne de kendimi bulabiliyorum. Halbuki her gün bir soluk kadar yakınımdasın, öte yandan yıldızlar kadar uzaktasın. Uzansam yetişemem, yetişsem dokunanam. Dokunsam vazgeçemem, vazgeçersem unutamam… Artık biliyorum ki; hayattaki en güzel şey, bir kişide hem aşkı hem de arkadaşlığı bulmakmış, en kötüsü ise aynı anda hem aşkını hem de en iyi arkadaşını kaybetmekmiş. Ne tuhaf şey, dokunamıyorum, koklayamıyorum, el ele tutuşup yürüyemiyorum ama seviyorum…

Yorum bırakın