Anlar bazen öylesine uzun bazen de öylesine kısa ki insan yaşadıklarına çoğu zaman bir anlam veremiyor. Sanırım tüm bu yaşadıklarımız bize aklımızın bir oyunu. Mutluyken deli gibi akan zaman mutsuzken durma noktasına gelebiliyor. Şu aralar zamanın benim için durduğu dönemlerdeyim. Deli gibi aktığı dönemlerden yakaladığım ve zihnimde sürekli dönen anları yazmak zihnimi biraz da olsa rahatlatıyor. Aynı zaman da yavaş olan anlarıma bir yakıt misali ivme katıyor.
Geri dönüp baktığımda nereden nereye demeden alamıyorum kendimi. Bu Blog’u ilk açmaya karar verme sebebim eski kız arkadaşıma; beni yansıtan, benim becerilerimle uygun ve onu olabildiğince şaşırtacağını düşündüğüm bir çevrimiçi anı Blog’u oluşturmaktı. Hatta sürekli güncellemeler yaparak çocuklarımıza bile aktarabileceğimiz bir Blog olabilirdi. Şimdi yollarımız ayrı düştü ve bu Blog benim sadece anlık duygu durumlarımı ve genel olarak düşüncelerimi paylaştığım bir platform haline geldi.
Kesin ve kalıcı bir çözüm kesinlikle değil ama ben gibi benzer durumlar yaşayanlar için yazmayı kesinlikle tavsiye ederim. Hele hele düşüncelerinizi yazıya daha önce hiç dökmediyseniz inanılmaz bir rahatlama hissedeceksiniz. Ne yazık ki kalıcı olmayacak. Benim gibi hafızası oldukça güçlü biriyseniz zaten yapacak fazla bir seçeneğiniz yok, yavaş anlara ivme katmak hiç yoktan iyidir…