Sanki gece gündüz uçsuz bucaksız sularda mutluluğun arkasından çaresizce yüzüyordum ve bir noktadan sonra nefesim yetmemeye başladı. Nefesimin dar gelip de ciğerlerimi yırtılacakmış gibi acıdığı anları kimselere anlatamadım. Hem anlatsam ne olacaktı ki? Yüküm mü azalacaktı yoksa nefesim mi düzelecekti? Sonra bıraktım kendimi derim sulara, başlarda mücadele atmemenin rahatlığı vardı. Şimdi en dipteyim. Nefessizlik yetmezmiş gibi bir de tüm dünyanın yükü sırtımda. Acılar misli misli arttı! Ben de bir gün vurur muyum kıyılara, kurtulur muyum tüm bu mücadelelerden, mutsuzluklardan, acılardan…