Nostaljik Egzersiz

Her ne kadar günümüzde oldukça ihmal edilseler de temel bilimler hayatımızın olmazsa olmazları. Bugün Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji olmadan hiçbir konuyu anlamlandıramaz ve anlayamayız. Ben Biyoloji dışında tüm temel bilimlere hep meraklı oldum. Fakat bunların içinde Kimyanın yeri benim için hep farklıydı. Maddelerin yapısı birbirleri ile etkileşimleri, tepkimeleri hep daha çok ilgimi çekti. Bu ilgim dolayısıyla bir süredir kimya ve hafıza etkileşimi üzerine merakımı giderecek araştırmalar yapıyorum. Bugüne kadar öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum.

Bugün genel anlamada yazacaklarım girişte bahsettiğim gibi hafıza üzerine. Fakat hafıza deyince ilk aklımıza gelen zihinsel hafızadan bahsetmeyeceğim. Bugün bahsedeceğim bedensel hafıza. Bedensel hafıza nedir diye düşünecek olabilirsiniz. Mesela, taze pişmiş bir ekmek kokusunun belki sizi çocuklukta yıllar önce yaptığınız bir kahvaltıya götürmesi ya da size, yeni yağmış yağmur sonrası alınan koku dememle birlikte o kokunun burnunuzda belirmesi bedensel hafıza olarak geçiyor.

Çünkü kokular hafızamızın depolandığı yerler olarak ömür boy bize refakat ediyorlar. Kokular burun deliklerimizden doğrudan duyguların ve anıların bulunduğu limbik sisteme geçiyorlar ve bu sayede yaşam duyumuzu temellendiriyorlar. Sevdiğimiz melodilerin bütün bedenimizin nabzında atması, bize iyi gelen parçaları defalarca dinleme arzumuz ve hatta bazen sensizliğin sesinin bile bizi mutlu etmesi bedensel hafızamıza bağlı.

Muhtemelen şimdiye kadar farkettiğiniz ama üzerine çok düşünmediğiniz enteresan bir gerçeği de paylaşmak istiyorum. Hiç kış aylarında eskilere daha çok daldığınızı anılar denizinde yüzdüğünüzü farkettiniz mi? Kış aylarında daha fazla anı hatırlamamızın sebebi evrimsel olarak vücut sıcaklığını arttırmak için çalışan bedensel hafızamız. Bedenimiz harika değil mi?

Bir koku, bir tat, hissedilen fiziksel bir fiziksel ayrıntı yaşam sevincimizi arttırıp hayatımızı kolaylaştırıyor. Bu sebeple günümüzde yenilikçi psikologlar eskilerin aksine kaygı, yalnızlık, mutsuzluk gibi hislerle mücadele etmek için eski yazışmaları okuma, değer verdiğimiz anıları düşünüp yeniden canlandırma ya da bunları listeleme vb. nostalji egzersizlerini tavsiye ediyorlar.

Şans ya da şanssızlık diyin ama çok güçlü bir hafızam var. Hele ki mutlu olduğum anılar her saniyesiyle aklımda. Dolayısıyla nostalji egzersizi yapabilme noktasında biraz iyiyim. Daha önce denemeyen herkese tavsiye ederim. Yaşam duygumuzun besleme potansiyeli en güçlü olan olgulardan bedensel hafızamızı nostaljik egzersizlerle daha diri tutmak bizim için çok iyi olacaktır. Herkese iyi egzersizler.

Yorum bırakın