Gecenin Devamı

Azalmak nedir bilmeyen dertlerim aştı arşı artık. Montum bile ağır gelir oldu. İki büklüm yürürken aklıma “dik yürü” diyişleri geldi. O zamanlar yalnız değildim. Gözlerine bir baksam dünyaları taşıdım sırtımda. Gülüşüne neler neler yapardım tahmin bile edemiyorum. İnsan günden güne hayallerini gerçeklere kurban ederek mi büyüyor acaba. Sevgilinin elini tutmak, sıcaklığını hissetmek ne kadar mümkün bir istekti oysa. Bir ev, sıcacık dört duvar içinde yaşanalıcak onca anı ve biriktirilecek onca yaşanmışlık hepsi ne kadar da zor. Şimdi bir iki saat sonrası sabah. Hâlbuki bazı sabahlar aslında sabah olmuyor. Yani bence öyle. Biz sadece saatlere bakarak o vakte sabah diyoruz ama gerçekte sabah değil. Sabah demek, içinde hiç olmazsa küçücük bir umut barındıran zaman demektir. Bir günaydın mesajıyla uyanmaktır. Umut yoksa da hayaller vardır. İkisi de yoksa o vaktin adına neden sabah diyelim, gecenin devamı deyip geçeriz. Sensiz her an gecenin devamı…

Yorum bırakın