Anlamak! Bence çok önemli bir kavram. Anlamadan hayatımızı idame ettiremeyiz. Aslında hayat anlamaktan ibaret. Çocukken okulda dersleri anlamak, gençlikte arkadaşlığı, dostluğu anlamak, yetişkinlikte kuralları, iş hayatını anlamak, yaşlılıkta hayatı anlamak… Bu liste sürekli uzayabilir. Hayatımız anlamak kavramı üzerine kurulu.
Ben unutulmanın dahi insana dair, sevgiye dair, varlığa dair olduğunu çok yeni anladım. Eski kız arkadaşım bir sosyal medya hesabından unutmaya yönelik bir yazı yazmıştı ve bir anlık refleksle, ayrı olmamıza rağmen “beni unuttun mu?” Diye sormuştum ona. Verdiği cevap başımdan aşağı kaynar suyu hissetmeme sebep olan türdendi. Yazdığımın seninle alakası yok dedi. Ben o zaman anladım. Unutulmak dahi sevgiyle, varlıkla olan bir şey. Unutulmak için önce bir akla girebilmiş bir kalbe dokunabilmiş olman lazım.
Demem o ki unutulmak bile bir değerdir. Onca zaman sonra geriye dönüp baktığınızda, tüm o güzel günleri hatırladığınızda unutulduğunuza değil unutulacak bir değeriniz bile olmadığına üzülürsünüz. Unutulacak biri olmadığınıza üzülmek, kulağa çok garip gelse de benim çok geç anladığım bir gerçek. Unutulmamak… Yokluk… Hiçlik…
Kar yağacak, bembeyaz olacak unutulmuşluğum.
Edip Cansever