Duygusal Zeka

Bu kavram ilk olarak 1989 yılında John Mayer ve Peter Salovey’in birlikte yayınladıkları bir makalede yer almıştır. Her ne kadar içinde duygu kelimesini barındırsada duygu kelimesinden yola çıkarak duygusal olmak anlamıyla eşdeğer tutmak çok doğru olmayacaktır.

Kişinin hem kendi duygularının hem de karşısındaki kişilerin duygularının farkında olması, onları anlaması, tanımlaması duygularını yönetmesi ve onlardan gerek kişisel alanda gerekse kişilerarası ilişkilerinde etkin bir şekilde yararlanması olarak tanımlanmaktadır.

Duygusal zeka olarak kendini yetersiz gören bir kişi bu durumu değiştirebilir. Sosyal becerilerini geliştirebilir. Yakın çevresinde duygusal zekası yüksek kişileri gözlemlemek ve onlardan aldığı tavsiyeler ile kısa vadede olabilecek en hızlı sonuçları alabilir. 

Duygusal zekası düşük bir kişi, duygusal zeka yönünden yüksek biriyle, sürekli iletişim halinde ise bir eş ya da sevgili gibi bu süreç bu kişiler için oldukça zor olabilir. Sürekli kendinizi anlatamadığınızı düşünebilirsiniz ve karşınızdaki kişi onu dinlemediğinizi ve önemsemediğinizi düşünebilir.

Duygusal zeka yönünden kendinizde eksikler görüyorsanız sizlere tavsiyem bunu geliştirmek için çok çabalayın, aksi halde hiç yaşanmasın isteyeceğiniz olaylar yaşayabilir ya da hiç kaybetmek istemeyeceğiniz kişileri kaybedebilirsiniz.

Eğer duygusal yetenekleriniz elinizde değilse, öz-farkındalığınız yok demektir. Eğer sıkıntılı duygularınızı yönetemiyorsanız, empatiden yoksunsanız, etkili ilişkiler kuramıyorsanız, ne kadar akıllı olursanız olun, vizyonunuzdan uzak kalacaksınız.

Daniel Goleman

Yorum bırakın